İslam’da Devlet Mefhumu

İslâm hayatın hiçbir alanından soyutlanamaz. Kur’ân, Sünnet ve selef alimlerinden gelen rivayetlerin hepsi bunu göstermektedir. Hasan el-Bennâ’nın dediği gibi “Davetimiz; selefi bir davet, sufi bir hakikat, Sünni bir yol ve siyasî bir kuruluştur.” İslâm’ın yaşanılabilmesi ve yayılabilmesi için bir devlet zeminine olan ihtiyaç kaçınılmazdır.

Okumaya devam et

Kudüs Davamız

Bilindiği üzere Kudüs, bugün bütün dünya Müslümanlarını yakından ilgilendiren önemli tehlikeler ve tehditlerle karşı karşıyadır. Bu tehlikeleri savmak ve Kudüs davasını sahiplenmek sadece Kudüs’te ve Filistin’de yaşayan Müslümanların görevi değildir. Bu, tüm dünya Müslümanlarının görevidir.

Okumaya devam et

Neden İslâm? Şüphelerden İnanca

Kitapta İslâm’ın sunduğu hayat nizamının temel kaynağı durumundaki Kur’an-ı Kerim’in vahye dayandığını ortaya koyan deliller üç kategoride değerlendirilmiş. Birinci kategoride gönderilen elçinin şahsıyla ve hayatıyla ilgili deliller sıralanıyor. İkinci kategoride gönderilen kitabın bir insanın ortaya koymasının mümkün olmadığı mucizevi bir kitap olduğuna dair deliller sıralanıyor. Üçüncü kategoride ise getirdiği hayat nizamının ortaya çıkardığı toplumla ve gerçekleştirdiği büyük değişimle ilgili delillere yer veriliyor.

Okumaya devam et

Sünneti Anlamada Yöntem

Bu kitap, yazıldığı günden günümüze kadar İslam dünyasının her yerinde, akademisyenlerin, âlimlerin, ilim öğrencilerinin, vaiz ile hatiplerin ve özellikle de hadis okumak isteyen hemen her Müslüman’ın âdeta bir el kitabı olmustur. Kitap, birçok ilahiyat fakültesinde, enstitülerde, ilim meclis ve yuvalarında ders kitabı olarak okutulması sebebiyle Müslümanlar nezdinde önemli bir yer edinmiştir.

Okumaya devam et

Ana Hatlarıyla İslam Dini

“Bu eserde, Tantâvî, kelâm mezheplerinin kısır çekişme ve tartışmalarına girmeden, Kur’an nassları ve aklî önermler ve istidlallerle zihinleri bulandırmadan, Ehl-i Sünnet’in daha çok selef anlayışı çizgisinde “imanı,” iman ilkelerini, başka bir ifadeyle “imanın şartlarını” çağdaş ve akıcı bir üslûpla anlatmaya çalışmaktadır.

Okumaya devam et

Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs

“Kudüs İlk Kıblemizdir: Müslümanlar için en büyük önemi ilk kıblemiz oluşudur. Resulullah (sav) ve ashabı, bi’setin onuncu yılı namazın farz kılındığı İsra ve Miraç Gecesi’nden başlayarak Mekke’de üç yıl; hicretten sonra Medine’de de on altı ay boyunca Kudüs’e yönelerek namaz kılmışlardır. Müslümanlara yüzlerini Kâbe’ye- Mescid-i Haram’a çevirmelerini emreden Kur’an ayetleri ininceye kadar durum bu şekilde devam etmiştir.”

Okumaya devam et

Dünya İnsanlık Tarihi

Tarihçi ve Sosyolog Mehmet Karasakal’ın kaleme aldığı “Dünya İnsanlık Tarihi” isimli bu eser, dünyanın ve ilk insanın yaratılışından 2000 yılına kadar İnsanlığın, toplumların ve devletlerin varlığını ve mücadelesini, devletlerin ve toplumların yönetme-yönetilme biçimlerini objektif bir biçimde ve birtakım değerlendirmelerle, bir bütün halinde ve ağırlıklı kronolojik olarak tek cilt bir kitapta anlatılmaktadır.

Okumaya devam et

Ve Tesettür Dile Geldi

Kıymetli davetçi Hâlid Ebû Şâdî, bu risâlesinde kendisine has üslûbu ile ümmetin kanayan yaralarından biri olan tesettür meselesini ele almaktadır. Dünyevileşme bataklığında boğulan İslam dünyasının ihmâl ettiği en önemli ve en hassas farzlardan olan tesettür konusunu birçok farklı açıdan incelemektedir.

Okumaya devam et